DOĞUM SONRASI TECRÜBELERİM : EYVAH BEBEĞİM GAZLI…

Evet gazlı bir bebek annesi olmak çok zordu. Zordu diyorum çünkü çok şükür o günler geride kaldı. Geride kaldı ki bu yazıyı yazabiliyorum. Yoksa imkansızdı. Çünkü gece uykusuz gündüz uykusuz. Her zaman yorgun mutsuz herşeye alınır bir haldeydim.

Bebeğim doğduğu ilk geceden gazlıydı. Doktorumuz onbeş günden sonra gaz sancısı olur dese de ben inanmıyorum.  Çünkü ilk geceden itibaren gaz sancısıyla başbaşa kaldığımızı hatırlıyorum. Zannediyorum benim doğum stresimdi onu o kadar gazlı yapan. Çünkü azıcık bile güvenmiyordum doktoruma . Normal Doğum isterken herşey yolunda giderken bir anda ameliyat masasında sezaryen olurken buldum kendimi.  Ne kadar kötü bir duygu. Kendi emeğimle doğurmak isterken kesilmek. Ve bunun sonucunda aylarca toparlayamadım. Ben toparlayamadım çocuk gazlıydı. Şimdi düşünüyorum da onun gazlı olmasının sebebi yine bendim sanırım.  Çünkü uzunca bir süre bebeğe alışamadım. Çünkü ben  sezaryen olmak istemiyordum. Ameliyat beni kötü etkiledi. Doğumdan sonra da ilk bir hafta yani alışma evremde misafirimiz çoktu yani dolayısıyla bendeki stres de çoktu. Bir de üzerine karpel tünel sendromu denilen ellerimin kütükleşmesi eklendi. Stres ,üzüntü, ellerimin acısı , idare edebilmek için insanları her şeyi içime atışım, en kötüsü de uykusuzluk eklenince yazık ufacık bebeğim napsın. Tüm bunlar sütümün geç inmesine de sebep oldu tabi. Bunun yanında bebeğe biberon verdik akabinde emme problemleri. Kısaca zordu zor! Anne adaylarının gözünü korkutmayayım ama zordu. Ben tam on gün hiç uyumadım. Annemde benle bir hiç uyumadı. İyi ki annem vardı. Onuncu gün yorgunlukla bir huysuzluk yaptım ve emzirmeyeceğim dedim . Uyumak istiyorum. Ama o gün de eşimle tartıştık ve ben yine uyuyamadım. Sabaha kadar ağlayan bir bebek her yarım saat bir saatte emmek istiyor tabi. Benim kollarım uyuşuk bir de üzerine insanların nazı. Hatırlamak bile istemediğim zaman dilimleriydi. Şu an ağlasam halime yeri var. Neyse geçti çok şükür.

Ama bir daha doğum yaparsam ahtim olsun canımın istemediği hiç kimseyi evime alınır üzülür düşüncesiyle çağırmayacağım. Çünkü önemli olan başkaları değil kendimmişim. Gönlümü hoş etmeyen beni mutlu etmeyecek olan hiç kimseyi kendimi iyi hissedene kadar evime davet etmeyeceğim istek olursa kabul de etmeyeceğim.  Önemli olan bebek, önemli olan bebeğimle alışmam ve dünyaya alışmasını sağlamam. Ve eğer bir daha bir bebek dünyaya getirirsem dibimden kokumdan ayırmayacağım. Bebek dediğin anasının koynunda durur. O sadece benim kokuma alışkınmış. Ben bebeğimi pek kucağıma alamadım ellerimin ağrısından dolayı kokumdan uzakta olduğu için ağlıyordu belkide bilmiyorum. Bunları yazıyorum çünkü kulağıma zorla takılan bu küpeleri unutmayayım. Tecrübelerimi unutursam bir daha yine aynı şeyleri yaşarım. Ben o hayatımın en kötü günlerini tekrar yaşamak istemiyorum.  Allah da yaşatmasın. Çünkü olaylara müdahale edebilecek gücüm yoktu. Halsiz yorgun ve ne yapacağını bilmez bir haldeydim. Elimde bana bağımlı ondan ayrı hiç bir şey yapamadığım kısaca elimden özgürlüğüm alınmış bir haldi benimki. Hep gülmeye çalıştım. Annem üzülmesin halime diye. Annem de hep gülmeye çalıştı ben üzülmeyeyim diye. Gülerek savdık ağlanacak halimizi. Savdık ya çok şükür insan halinden anlamayanlar düşünsün şimdi.

Yani bebeğim haklı olarak gazlıydı. Çünkü stres bombası bir annesi vardı. Yorgun mutsuz uykusuz ve çok kırgın. Hal böyle olunca o gazlanmasın da kim gazlansın. Diğer gaz problemi tecrübelerimi başka bir yazıda anlatacağım. Bu gün bu kadar efkar yeter …

Reklamlar

One Comment Kendi yorumunu ekle

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s