DİKKATİ BOZUK HAŞARI ÇOCUKLAR KİTABI YORUMLARIM

Sıtkı Hocanın kitabını eşim almış okumam için. Şu an Dikkati Bozuk Haşarı Çocuklar kitabını okuyorum ve ilk bölümün her anne babayı ilgilendirdiğini düşündüm. Ve aldığım notları paylaşmak istedim.

Öncelikle Sıtkı hoca kitabını açık yalın bir dille yazmış. Organize bir şekilde konuyu anlatmış ve inanılmaz rahat bir şekilde anlayışımıza sunmuş. Bu da konuya hakimiyetinin bir göstergesi sanırım.

Genel olarak kitapta DEHB (Dikkat Eksikliği ve Hiperaktivite Bozukluğu) her yönüyle anlatılmış. Ailelerin nasıl bir tutum sergilemesi gerektiği öğretmenlerin tutumu gibi konular ele alınmış. Bunun yanında DEHB Her yönüyle anlatılmış ve bunun bir rahatsızlık olduğu sonradan çevresel faktörler ile ortaya çıkmadığı sadece çevrenin bu rahatsızlığı ileri boyutlara taşıdığı anlatılmış. Hatta DEHB için şu benzetme yapılmış : üretimden fren sistemi olmayan son model ve yokuş aşağı hızla inen bir araç. Dikkat edin freni bozulan değil freni olmayan. Yani bu durum aracın kendisine zararı olacağı gibi etrafa da zararının olabileceği anlamını taşıyor. O yüzden özellikle anne babaların böyle çocuklara karşı iletişimi nasıl olmalı bu konu üzerinde durulmuş.

Şimdi kitabın ilk bölümünden bir kaç önemli alıntı yapmak istiyorum.

Başarılı anne babalar:

  •  çocuğun ihtiyaçlarını sezen, onlara uygun yanıtlar veren,
  • çocuğa karşı esnek bir yaklaşım içinde olan,
  • Belirli bir devamlılık ve kararlılık gösteren
  • Çocuğun isteklerini dinleyen anne babalardır.
  • Çocuğun kendi kendisini dinlemesine
  • İç denetim olan ahlak gelişimine ortam hazırlayan
  • Çocuktaki sorumluluk duygusunu geliştiren
  • Olayların sonuçlarıyla onları baş başa bırakan
  • Onlara hak ve özgürlüklerinin sınırlarını öğreten
  • Çocuklarına korku silahını çevirmeksizin kendi kendine disipline eden ve düşüncelerini özgürce ifade eden birer birey olarak yetişmelerine imkan hazırlayan kimselerdir.

Anne babalıkta ne kadar başarılıyız. Bunu sorgulamamız için ölçütlerimiz yukarıda çok güzel bir şekilde sıralanmış. En önemli konular olan özgüven, iç denetim, özgür alan, özgürlüklerin sınırı, sonuca katlanabilme ve sorumluluk duygusu gibi konular çocuk yetiştirmenin temeli. Şimdi sormalıyız. aman ağlamasın, çocuğum sıkıntı çekmesin diyerek hiç sorumluluk vermediğimiz her dediğini her isteğini sorgulamadan yaptığımız çocuklarımız istediğimiz gibi mi yetişti. Saygılı sevgili çalışkan hatırnaz bir başkasına yardım sever diğergam ana babasına itaatkar mı oldu ? Yoksa bencil kendi sorumluluklarını bile yapmak istemeyen üşengeç kıskanç büyüklerine karşı dili sivri bilgisayar başından kalkmayan asosyal kişiler mi oldular. Egolarını kabarttık çocuklarımızın. Üzülüyorum bu dünyayı ben yarattım havasıyla dolaşan beceriksiz çocukları gördüğümde. Kimse haksız yere eleştiriyorum diye kızmasın bana. Görüyorum çünkü okula gittiğim her gün başarısızlığının bile sebebini başkasında bulan çocukları. Başarılarıyla övünüp yapamadıklarını saklama çabasında olan çocukları, oğlunun veya kızının başarısızlığını kabul etmeyen sürekli birilerine bahaneler bulan velileri. Üzülüyorum nereye gidiyor gençliğimiz. Eskilere kızıyorduk sorumluluğu fazla yüklüyor diye şimdi ifratı yapmamak için tefrite başvurmak da neyin nesi? Kısaca bu güzel kitabı okumalı bu kitap gibi faydası çok olan kitapları da okumalı en önemlisi çocuğumuzun üzerinin temizliğine dikkat ettiğimiz gibi ahlakının temizliğine de dikkat etmeli, ders başarısına baktığımız gibi sosyal başarısına da bakmalıyız diyorum.  Çocuklarımız geleceğimiz. Mal mülk kalmasa da olur çocuklarımıza. Bir evi olmasa da olur. Ama kendi kendine yetemeyen bir çocuğa mal mülk ev araba bırakmışız ne işe yarar?

Hiç bir baba çocuğuna güzel ahlaktan daha güzel bir miras bırakamaz. Hz. Muhammed s.a.v.

Geçen tvde Önce Söz Vardı programında güzel bir konuya denk geldim. Avrupalılar çocuklarını fazla kendi başına bırakıyorlar, bizim toplumumuz ise fazlasıyla çocuğu yanında tutup korumacı davranıyor ama idealde olan çocuğu tek başına kalabilmeye hazırlamak diye konuşuyorlardı hoşuma gitti paylaşmak istedim. Kısaca biz çocuk yetiştirme olayını dikkate almalıyız. Ama abartıp kekini kabartıp bütün dünyayı çocuklarımızın önüne de sermemeliyiz. Sonra birer ayaklı ego yetiştiriyoruz. Bu da çocuğun kendisiyle birlikte çevresine de zararının dokunması anlamına geliyor. Sadece DEHBliler çevresine zarar vermez. İnsan doğasına aykırı yetişmiş her çocuk çevresine zarar verir vesselam.

Reklamlar

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s