HİKAYE: HAYRA AZİM!

Yaşamaksa yaşamıştı ömrünü. İki büklüm beli, kırışmış teniyle duruşu asırlık bir çınar olduğunu sergiliyordu. İki bastonla zoraki yürümesine rağmen pervasız bir şekilde hareketleri çevikti. Bahçede elmadan pekmez kaynatıyorlardı komşularıyla. Çoktu elma yörede. Küçücük eciş bücüştü hepsi ama mis gibi kokuyorlardı. Bir an eskiye daldı…

Gençti bir zamanlar. 7 tane aslan gibi erkek evlat yetiştirmişti. Yetiştirmişti de başta gözünün içine sevgiyle baktığı kocasını almıştı ölüm elinden. Sonra bir bir evlatlarını. Kimi hastalıkla ölmüştü, kimi kaza ile… kimine de ecel sebebin arkasına gizlenmeden gelmişti.

Bir başınaydı şimdi. Gelini ve bir torunuyla yaşıyordu. Devlet ona yaşlı maaşı bağlamıştı 300 tl. Neden vermişti ki devlet bu maaşı ona. Belki de ona göre gereksizdi. Bu dünyaya bir hatıra bırakmalı öbür dünyaya bir yoldaş götürmeli diye düşündü kendince. Hep içindeydi bir cami yaptırmak. Malı mülkü yokken bu yaşlı haliyle nasıl yapabilirdi ki?

Karadenizin kışı karanlıktı. Bol bol yağmur yağardı. Yağmur bolsa yeşillik de boldu. Öyleyse köyden pazara yeşillik götürürdü.

Yumurtaları biriktirdi. Dağdan otlar topladı. Melocanı, sakarcası , pancarı, taflanı ve daha nicesi hepsi lezzetliydi bu otların. Ve hepsi bereketiyle geldi. Ufak ufak başladı yapmaya. Zaman geçti iktisat bereketi getirdi bereket hayallerini. Ve gün geldi hayırsever birkaç kişinin yardımıyla da cami açıldı.

Duası buydu yapayalnız hayatında. Yaptığı hayırdı özlemi, rüyaları işte cisim giymişti. Hayata daha bir sarıldı. Devlet görmüştü bu güzel insanı. Ve sahip çıktı. Ancak sahip çıkana sahip çıkılırdı…

Ömür geçiyor da geride ne bıraktığımız önemli. Mal da bitiyor evlat da gidiyor. Biz ne yaptık o önemli.

Yukarıda kaleme aldığım bu hikaye yaşanmış bir hikaye olup. Onu bizzat tanıma şerefine nail oldum. Ve ömrümde tanımaktan gurur duyduğum Azize teyzem. Sen ve senin gibi nicelerine selam olsun.

Reklamlar

6 Comments Kendi yorumunu ekle

  1. Şöhret Ünal dedi ki:

    Azize Teyze gibi çınarlar hem bereket hem ümit bizler için. Mücadele, kanaat, teslimiyet, şükür hepsi var üzerlerinde. Böyle bir yaşlı olmak dileğim, ruhu hep dipdiri, nefsini öldürmüş. İnşaallah, selam ve dua ile…

    Beğen

    1. Keşke hepimiz onun gibi olsak. Kendimi onu gördüğüm için şanslı hissediyorum.

      Beğen

  2. buzlukalem dedi ki:

    Ah nasıl bir ömürdür Azize Teyze’ninki. Tüylerim diken diken oldu. Var böyle güzel insanlar yer yüzünde. Belki de onların hürmetine dünya hala dönüyor, kim bilir? Bir de öyle güzel kaleme almışsın ki… emeğine sağlık.

    Beğen

  3. Öyle zaten yaşlılar ve masum bebeklerin hürmetine dönüyor bence de. Teşekkür ederim kalemimi sevmene. Bak benimki buzu eritir yalnız 🙂

    Beğen

  4. elif dedi ki:

    Eritsin ama zaten. Ihtiyacimiz olan tam da bu. Belki bir gün benim kalemim de pamuk gibi yufka yazar 😉

    Beğen

  5. Senin kalemin dediğin kadar buzlu değil. Eritilecek bir yanı yoktur bence. Herkesin içinde buzları da vardır sıcacık yufka tarafları da.

    Beğen

Bir Cevap Yazın

Aşağıya bilgilerinizi girin veya oturum açmak için bir simgeye tıklayın:

WordPress.com Logosu

WordPress.com hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Twitter resmi

Twitter hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Facebook fotoğrafı

Facebook hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Google+ fotoğrafı

Google+ hesabınızı kullanarak yorum yapıyorsunuz. Çıkış  Yap / Değiştir )

Connecting to %s